Başka bir su politikası arayışı

Kaynak: Özer Akdemir, Evrensel, 28 Haziran 2012
Dikili Belediyesi ve Su Hakkı Kampanyası tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen “Sosyal Politikalar kapsamında alternatif su hizmetleri” konulu atölye çalışmasında “bir insan hakkı” olarak tanımlanan suyun halka ücretsiz ulaştırılması ile ilgili yollar tartışıldı.

Dikili Mysia Otelde gerçekleştirilen atölyede konuşan CHP milletvekili Melda Onur, Dikili Belediyesinin belli miktarda suyu halka bedava verme uygulamasına karşı açılan davaları vahşi kapitalizmin bir mal olarak gördüğü suya bakışını yansıttığını söyledi. Onur Anayasa çalışmalarında özellikle sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkını düzenleyen Anayasanın 56. maddesinin korunması gerektiğine vurgu yaparak, “Hiçbir şeyi yapamasak bile 56. maddeyi korumalıyız” diye konuştu.

“Mevcut su yönetimin inhukuksal zemini” konulu bir sunum gerçekleştiren Av. Arif Ali Cangı, suyla ilgili yasal düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, kendilerinin 5 tona kadar suyu ücretsiz verebildiklerini dile getirerek, “Suyu elde ederken özellikle yer altı kuyularından çekilirken harcanan elektrik çok yüksek ve bedeli çok pahalı. Suyu dağıtırken kullanılan malzemeler de pahalı ve vergi oranı yüzde 18. Bu giderlerde bir indirim, sübvansiyon suyun fiyatının düşürülmesine ya da belli miktarda ücretsiz yapılmasına olanak sağlar” diye konuştu.

DİKİLİ ÖRNEĞİ

Dikili Belediyesinin 13 ton suyu ücretsiz verme uygulamasını nasıl başardığı ile ilgili sorulara “Tabii belli bir maliyet getiriyor bu uygulama ama belediyenin toplam bütçesini tarumar edecek kadar değil” diye yanıt veren Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven uygulamayı ilk olarak 1984 de belediye çalışanlarının su faturalarını yüzde 50 indirimli ödemesi ile başladıklarını kaydeden Özgüven, “Camilerden alınmayan su parası uygulamasana dayanarak okullara suyu bedava yaptık. 10 ton suyu ücretsiz yaptığımızda dava açmalarına, hatta ceza kararı almalarına rağmen bu ceza son gün değiştirildi. Halk desteği arkamızda olunca böyle yapmak zorunda kaldılar” dedi. Özgüven, belli ölçüde suyun ücretsiz verilmesine karşı çıkan devlet kurumlarına, suyun 10 tonunu 1 kuruş yaparak yanıt verdiklerini, buna da diğerlerine örnek olmasın diye ses çıkarılmadığını söyledi. Kontörlü su satışı konusunda belediyeleri uyaran Özgüven, “kontörlü saatleri şehrinize sokmayın. Bu sayaçların halka sorulmadan takıldığı yerlerde de halk bunları söküp atsın” diye konuştu.

Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır tarımda kullanılan suyun özelleştirilmesi ile ilgili politikalara karşı durulması yönünde de çalışma yapılmasına vurgu yaparken, Urla ve Foça belediye başkanları ise Büyükşehir belediyesinin birçok gelir kalemlerini ellerinden aldığından yakındılar. Öğleden sonraki kısımda Dr. Akgün İlhan Türkiye ve dünyada su hizmetlerinde alternatif arayışlar  konusunda sunum yaparken, çalıştayın sonunda ortaklaşa bir “Su barışı Forumu”nun örgütlenmesi ile ilgili çalışma yapılması kararı alındı.