<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Su Hakkı</title>
	<atom:link href="http://www.suhakki.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.suhakki.org</link>
	<description>Suyuma dokunma...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 16:29:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>HES davasının simge ismi Leyla Yalçınkaya hakim karşısına çıktı</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-davasinin-simge-ismi-leyla-yalcinkaya-hakim-karsisina-cikti/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hes-davasinin-simge-ismi-leyla-yalcinkaya-hakim-karsisina-cikti</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-davasinin-simge-ismi-leyla-yalcinkaya-hakim-karsisina-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 16:21:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>suhakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2696</guid>
		<description><![CDATA[Tortum'un Bağbaşı ilçesinde yapılacak HES'leri protesto amacıyla yapılan gösterilerde güvenlik güçlerine hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan Leyla Yalçınkaya hakim karşısına çıktı. Tortum Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki davayı CHP milletvekilleri ile yazar Eşber Yağmurdereli de izledi. Hakim duruşmayı 10 Nisan tarihine erteledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/leyla1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2697" style="margin: 5px;" title="leyla1" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/leyla1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1248709&amp;title=hes-davasinin-simge-ismi-leyla-yalcinkaya-hakim-karsisina-cikti&amp;haberSayfa=0" target="_blank">Zaman</a>, 22 Şubat 2012<br />
Tortum&#8217;un Bağbaşı ilçesinde yapılacak HES&#8217;leri protesto amacıyla yapılan gösterilerde güvenlik güçlerine hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan Leyla Yalçınkaya hakim karşısına çıktı.<span id="more-2696"></span> Tortum Sulh Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki davayı CHP milletvekilleri ile yazar Eşber Yağmurdereli de izledi. Hakim duruşmayı 10 Nisan tarihine erteledi.</p>
<p>HES olaylarıyla Türkiye&#8217;nin gündemine gelen 17 yaşındaki Leyla Yalçınkaya, görevli memura görevini yaptırmayı engellemek ve hakaret suçlarından 1 yıldan az olmamak üzere 3 aydan 2 yıla kadar ceza istemiyle hakim karşısına çıktı. Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı&#8217;nda görevli olan er Abdullah Teke&#8217;ye 12 Eylül 2011 günü hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasını CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü ile Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan da takip etti. Yazar Eşber Yağmurdereli, cübbesini giyerek hemşehrilerine destek verdi.</p>
<p>Adliyeye babası Kemal Yalçınkaya ile birlikte gelen Yalçınkaya, mahkemede hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Şikâyetçi jandarma er Abdullah Teke&#8217;yi hiç görmediğini ve kimseye hakaret etmediğini söyleyen Yalçınkaya, &#8220;Jandarmaya hakaret etmek, benim aile terbiye uymaz. İftira attılar. Öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte olursa lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Yalçınkaya&#8217;nın avukatı Ercüment Şenol, jandarmanın halka karşı tahrik edildiğini ifade ederek, müvekkilinin beraatini talep etti.</p>
<p>Mahkeme, müşteki Abdullah Teke için Ankara Sulh Ceza Mahkemesi&#8217;ne yazılan talimatın beklenmesi ve tanık jandarma er Hıdır Ökten&#8217;in zorla getirilmesine karar verdi. Duruşma, 10 Nisan&#8217;a ertelendi.</p>
<p>Duruşma sonrası Tortum Kaymakamlığı önünde kameraların karşısına geçen CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, bu davanın, 17 yaşındaki bir kız üzerinden, bütün HES&#8217;lere karşı duran köylülere, topraklarına sahip çıkan, o beldede yaşayan insanlara yöneltildiğini söyledi. Yargıya güvendiklerini ifade eden Köprülü, &#8220;Bu duruşmadan algıladığımız sonuç, yargı neticesinde bu dava ve diğer dosyalar kapsamında hem Leyla kardeşimizin hem de orada köyde yaşayan köylülerimizin beraat edeceğini düşünüyoruz. Bu onların bir demokratik hakkıdır. İnsanlar kendi topraklarını, kendi yaşadıkları bölgeyi korumak adına haklı taleplerini ortaya koymuşlardır. Biz bundan dolayı yargılanmaların doğru gömüyoruz. Bundan sonra da süreci izlemeye devam edeceğiz.&#8221; dedi.</p>
<p>TORTUM&#8217;DA YAŞANAN, İNSANIN EKONOMİYE FEDA EDİLMESİDİR</p>
<p>İstanbul Barosu avukatlarından yazar Eşber Yağmurdereli de Tortum&#8217;da yaşanan olayın sadece bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda insan hakları ihlali olduğunu ileri sürdü. Tortum&#8217;daki olayın insanın ekonomiye feda edilmesi olduğunu iddia eden Yağmurdereli, &#8220;İnsanı merkeze almayan bir siyasi anlayış, insanı kutsal saydığı değerlerden koparan bir siyasi anlayış, demokrasi kültüründen yoksun bir anlayıştır. Dolayısıyla bizlerin bugün bu yargılama üzerinden anladığımız ve kavradığımız şey, algıladığımız şey, insanların kutsallarına saldıran, ekonomik çıkarlar adına saldıran, insanı sahip olduğu değerlerden koparmak isteyen, insanı yaşadığı hayat alanından sürüp çıkarmak isteyen bir siyasi anlayış karşısındaki tavrımızdır. İşin özü budur. Leyla ceza alabilir, almayabilir ama bu olay Tortum&#8217;daki bu direniş, Türkiye&#8217;nin mücadele tarihinin bir parçası haline gelmiştir. Burada insanlar binlercesi bir arada kendi hayatlarını, onurlarını savunmuşlardır. Bence işin ülkedeki demokratik gelişme açısından en önemli yanı budur.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Duruşma öncesi konuşan Melda Onur, devletin bir çocuğun üzerine çullandığını ifade etti. Onur, &#8220;Burada bir suç bile yok. Ortada bir taş atma, bir hakaret, ben öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Varsa bile bu insanlara orantısız güç kullanıldı. Hepimiz görüntüleri seyrettik. Yerlerde sürüklenen kadınlar, kadınların kollarındaki morluklar, yüzlerindeki darp izleri biz Tortum&#8217;a geldiğimizde duruyordu. Bunu yapan insanlar sorumlu değil de bunu yapan insanlar yargılanmıyorsa, orada nefsi müdafaa dolayısıyla bir taş bile atılsa, Başbakan&#8217;ın dediği gibi velev ki bir taş attı, 9 yıl mıdır bunun karşılığı?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Duruşma sonunda Muammer Durmaz isimli bir kişi, vadilerinde yapılan dut pekmezini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a iletmesi için milletvekili Melda Pekcan&#8217;a teslim etti.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Ödük Vadisi&#8217;ne yapılmak istenen hidroelektrik santral (HES) çalışmalarını protesto eyleminde vatandaş ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşanmış, daha sonra köylüler hakkında dava açılmıştı. Olay sırasında 17 yaşında olan Leyla Yalçınkaya hakkında da jandarma erleri Abdullah Teke ile Adil Aldemir&#8217;e hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama suçlamalarından Tortum Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde dava açılmıştı. Yalçınkaya hakkında 9 yıla kadar hapis cezası istenen davanın görülmesine nisan ayında başlanacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-davasinin-simge-ismi-leyla-yalcinkaya-hakim-karsisina-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elazığ&#8217;da arbedeli HES toplantısı</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/elazigda-arbedeli-hes-toplantisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=elazigda-arbedeli-hes-toplantisi</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/elazigda-arbedeli-hes-toplantisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 10:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2654</guid>
		<description><![CDATA[Elazığ'ın Kovancılar ilçesine bağlı Yarımca Beldesi'nde bulunan Etikrom Fabrikası'na kurulmak istenen Hidroelektrik Santrali (HES) tartışma ve kavgayla başladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Elazığı-hes.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2655" style="margin: 5px;" title="Elazığı hes" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Elazığı-hes-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.cnnturk.com/2012/turkiye/02/20/heste.bu.kez.kan.akti/649955.0/index.html" target="_blank">CNN</a>, 20 Şubat 2012<br />
Elazığ&#8217;ın Kovancılar ilçesine bağlı Yarımca Beldesi&#8217;nde bulunan Etikrom Fabrikası&#8217;na kurulmak istenen Hidroelektrik Santrali (HES) tartışma ve kavgayla başladı.<span id="more-2654"></span><br />
Kovancılar&#8217;ın Yarımca Beldesi&#8217;ndeki özel bir holdinge ait Etikrom Fabrikası&#8217;nda HES kurulacağının açıklanmasının ardından bugün beldeye giden fabrika yetkilileri ile Çevre ve Şehircilik Müdür Yardımcısı Veysel Yıldırım&#8217;ın da aralarında bulunduğu bazı görevliler, köy kahvesinde kendilerini bekleyen köylülere HES hakkında bilgi vermek istedi.</p>
<p>Belde sakinleri, HES yapımına karşı olduklarını belirterek, santralin tamamlanmasından sonra çevre ve insan sağlığının bozulacağını savunarak, görevlilerle tartışmaya başladı.</p>
<p>Görevliler ile köylüler arasındaki tartışma, daha sonra yumruklu, taşlı kavgaya dönüştü.</p>
<p>Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Veysel Yıldırım, kafasına isabet eden bir taşla kanlar içerisinde kalırken, bir fabrika elemanı da baygınlık geçirdi.</p>
<p>Belediye başkanı olayları önlemeye çalıştı</p>
<p>Yarımca Belediye Başkanı AK Partili Mehmet Ali Sertdemir ve bazı vatandaşlar kavgayı engellemeye çalışırken, olay yerine gelen jandarma ekipleri, olayların büyümesini önledi.</p>
<p>Taşlı saldırı olayında yaralananlar ambulansla Elazığ&#8217;a götürülürken, Etikrom Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım&#8217;ın özel aracıyla olay yerine gelmesi, köylülerin tekrar ayaklanmasına yolaçtı.</p>
<p>Jandarmanın uyarısı üzerine Yıldırım, aracına binerek beldeden ayrıldı. Jandarma ekiplerinin beldeden uzaklaştırmaya çalıştıkları fabrika görevlileri de köylülerin taşlı saldırısına uğradı.</p>
<p>Mini referandum</p>
<p>Fabrika elemanlarının olay yerinden uzaklaştırılmasından sonra Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan ve takviye jandarma birlikleri de beldeye gelerek, sıkı güvenlik önlemi aldı.</p>
<p>Kaymakam Aslan geldikten sonra belde sakinlerine HES ile ilgili bilgiler verildi. Ancak belde sakinleri hidro elektrik santraline karşı olduklarını belirterek, yapımına izin vermeyeceklerini söyledi.</p>
<p>Bunun üzerine KaymakamıSelçuk Aslan, olay mahallinde santralin kurulup kurulmaması konusunda mini bir referandum yaptı. Bilgilendirme toplantısına katılan kalabalık, santralin kurulmaması yönünde el kaldırdı.</p>
<p>Yarımca Belde Belediye Başkanı Mehmet Ali Sertdemir de belde halkı olarak HES yapımına karşı olacaklarını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/elazigda-arbedeli-hes-toplantisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Denize dönen Aydın Ovası üreticiyi zora soktu</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/denize-donen-aydin-ovasi-ureticiyi-zora-soktu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=denize-donen-aydin-ovasi-ureticiyi-zora-soktu</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/denize-donen-aydin-ovasi-ureticiyi-zora-soktu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 10:08:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Barajlar]]></category>
		<category><![CDATA[sel taşkınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2647</guid>
		<description><![CDATA[Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde bulunan Kemer Barajından salınan fazla su ve şiddetli yağışlar nedeniyle sular altında kalan Aydın Ovası ovadan çok adeta denizi andırıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/aydın.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2648" style="margin: 5px;" title="aydın" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/aydın-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.haber3.com//denize-donen-aydin-ovasi-ureticiyi-zora-soktu-1202764h.htm" target="_blank">Haber3</a>, 20 Şubat 2012<br />
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde bulunan Kemer Barajından salınan fazla su ve şiddetli yağışlar nedeniyle sular altında kalan Aydın Ovası ovadan çok adeta denizi andırıyor.<span id="more-2647"></span> Bir ekili alanı sular altında bırakan ve yolların kapanmasına neden olan Büyük Menderes Nehri taşkınlarının yaşandığı bölgeye giden AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, yetkililerden taşkının zararıyla ilgili bilgi aldı. Taşkından zarar gören çiftçilerle de görüşen Erdem, bölge çiftçisinin borçlarının ertelenmesi için çaba harcayacağını belirtti.</p>
<p>Kemer Barajı’nın dolmasıyla 9 Ocak’tan beri günlük 60 Bin metreküp su bırakılmasına rağmen, barajdaki su seviyesinin bir türlü düşmemesi üzerine su seviyesinin düşürülmesi için baraj savaklarından günlük 50 Bin Metreküp suyun kontrollü olarak bırakılması ve aşırı yağışlar nedeniyle taşan Büyük Menderes Nehri etrafındaki ovaları adeta denize çevirdi.</p>
<p>OVADAKİ SU MENDERESE AKITILIYOR</p>
<p>Barajdan gelen suyun ve diğer dere yataklarından gelen suyun azalmasıyla Büyük Menderes Nehrinin su seviyesi 3 metreden 2 metreye kadar düştü. Bunun üzerine tarlalardan su yolu açan DSİ tarlalardaki suyun boşaltılması için çaba sarf ediyor. Koçarlı ve Söke ovalarınıda su altında bırakmamak için tarlalardaki bütün suların bir anda Menderes’e vermediği öğrenilirken, Menderes’teki su seviyesi düştükçe ovadaki suyun Büyük Menderes Nehrine verilerek boşaltılacağı öğrenildi.</p>
<p>ERDEM ZARARI YERİNDE İNCELEDİ</p>
<p>Bir haftadır sular altında olan Aydın Ovası’nda üretim yapan üretici zor bir süreç geçirirken, AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, bölgeye giderek zararı yerinde gördü. Akçay Sol Sahil Sulama Birliği Başkanı ve Dalama Belediye Başkanı Nihat Aktakka, AK Parti Yenipazar il genel meclisi üyesi Ünal Sarıoğlu, Yenipazar ilçe Gıda, Hayvancılık ve Tarım Müdürü Coşkun Düztaban’dan konuyla ilgili bilgi alan Mehmet Erdem, taşkının büyük zraara yol açtığını söyledi.</p>
<p>‘YENİPAZAR’DA 10 BİN DEKAR EKİLİ ALAN SU ALTINDA’</p>
<p>Zararın boyutları hakkında yaptıkları araştırma sonuçlarını Mehmet Erdem ile paylaşan Yenipazar ilçe Gıda, Hayvancılık ve Tarım Müdürü Coşkun Düztaban, baraj kapaklarının açılmasının yanı sıra, bölgenin bir günde yıllık yağış miktarının üçte biri kadar yağış alması nedeniyle zararın boyutlarının yüksek olduğunu belirtti. Sadece Yenipazar sınırları içerisinde 10 Bin dekar alanın sular altında olduğunu kaydeden Düzdaban, “Şuanda sular altında olan arazilerimizin 2 Bin 500 dekarında hububat, 7 Bin dekarında yem bitkisi ve 500 dekarında sebze ve meyve bulunuyor. Öncelikle amacımız ovadaki suyu Menderes nehrine tahliye etmek. Bunun için DSİ ile ortak çalışıyoruz” dedi.</p>
<p>‘AKÇAY SULAMA KANALI TEMİZLENMELİ’</p>
<p>Ovadaki üreticinin her yıl taşkın sorunuyla karşı karşıya geldiğini dikkat çeken Akçay Sol Sahil Sulama Birliği Başkanı ve Dalama Belediye Başkanı Nihat Aktakka ise kış aylarında barajdan bırakılan suyun taşkınlara neden olmaması için Akçay eski sulama kanalının temizlenmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>‘KREDİ BORÇLARININ ERTELENMESİ İÇİN ÇALIŞMA YAPABİLİRİZ’</p>
<p>Sular altındaki ovalardaki incelemenin ardından taşkınlardan dolayı bozulan ve ulaşıma kapanan Atça-Yenipazar bağlantı yolunda da incelemelerde bulunan Mehmet Erdem, daha sonra Donduran Köyünde çiftçilerle bir araya gelerek çiftçiler ile görüş alışverişinde bulundu. Çiftçilerin anlattıklarını tek tek not eden Mehmet Erdem, “Gerçekten üreticimiz için üzüntü verici bir durum. Çiftçimizin bu zararı TARSİM’den karşılanıyor. Fakat bizde çiftçimize kolaylık sağlamanın yollarını arayacağız. Öncelikle üreticimizin bankalara olan kredi borçlarının ertelenmesi için bir çalışma yapabiliriz. Biz her zaman üreticimizin, vatandaşımızın yanındayız” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/denize-donen-aydin-ovasi-ureticiyi-zora-soktu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hatay havaalanı yine sular altında</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/hatay-havaalani-yine-sular-altinda/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hatay-havaalani-yine-sular-altinda</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/hatay-havaalani-yine-sular-altinda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 10:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Barajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2641</guid>
		<description><![CDATA[Suriye'nin Zeyzum Barajı'nın kapaklarını açması nedeniyle yeniden sular altında kalan Hatay Havaalanı, 26 Şubat'a kadar uçuşlara kapatıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/hatay.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2642" style="margin: 5px;" title="hatay" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/hatay-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.haber50.com/hatay-havaalani-yine-sular-altinda-673458h.htm" target="_blank">Haber50</a>, 20 Şubat 2012<br />
Suriye&#8217;nin Zeyzum Barajı&#8217;nın kapaklarını açması nedeniyle yeniden sular altında kalan Hatay Havaalanı, 26 Şubat&#8217;a kadar uçuşlara kapatıldı.<span id="more-2641"></span>Şiddetli yağışların ardından Suriye&#8217;nin baraj kapaklarını açmasıyla sular altında kalan Hatay Havaalanı&#8217;nda yaklaşık 1 aydır düzenli uçuş yapılamıyor. Hatay ve bölgesinde ocak ayı boyunca etkili olan şiddetli yağışların ardından Suriye&#8217;nin Zeyzum Barajı&#8217;nın kapaklarını açmasıyla sular altında kalan Hatay Havaalanı, yaklaşık 1 hafta hava trafiğine kapanmıştı. Pisti ve çevresi göle dönen havaalanında DHMİ, DSİ, İl Özel İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri suyun tahliyesi için çalışmalarını</p>
<p>sürdürmüş ve havaalanı 6 Şubat&#8217;ta uçuşlara açılmıştı. O tarihten bu yana sorunsuz şekilde çalışan Hatay Havaalanı, Suriye&#8217;deki baraj kapaklarının açılmasıyla yeniden sular altında kaldı. Göle dönen havaalanında DHMİ, DSİ, İl Özel İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile havaalanı personeli, pisti ve çevresini kaplayan suların terminal binasına girmemesi ve maddi değeri yüksek havacılık cihazlarının zarar görmemesi için bent kurdu.</p>
<p>Devlet Hava Meydanları İşletmesi Hatay Havaalanı Müdürü Metin Keskinöz, su baskınının Suriye kaynaklı olduğu yönündeki soruları yanıtsız bırakarak, havaalanı ve çevresini göle çeviren suların geçtiğimiz haftalarda yaşanan selden geriye kalan sular olduğunu söyledi. Keskinöz, aldıkları tedbirlerle maddi değeri yüksek havacılık cihazlarının zarar görmediğini, suyun terminal binasının içerisine girmemesi ve sorunun çözümü için DSİ, İl Özel İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile havaalanı personelinin çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</p>
<p>Bu arada Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, beraberinde DSİ, İl Özel İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve Hatay Havaalanı yetkilileriyle birlikte traktöre binerek, Hatay Havaalanı&#8217;nda incelemelerde bulundu. Suların çekilmesiyle birlikte havaalanı pistinde ve terminal binasında tekrar incelemeler yapılacağı öğrenildi.</p>
<p>Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan DHMİ Genel Müdürlüğü, sorunun çözümü için Hatay Valiliği, DSİ ve ilgili kuruluşların bölgedeki çalışmalarının aralıksız sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, &#8220;Amik Ovası&#8217;nda yaşanan su taşkınları nedeniyle 29 Ocak 2012 tarihinde hava trafiğine kapanan Hatay Havaalanı, geçtiğimiz hafta içerisinde su seviyesinin düşmesiyle birlikte hava trafiğine açılmıştı. Bölgede meydana gelen aşırı yağışların sürmesi ve su seviyesinin tekrar yükselmesi nedeniyle uçuş güvenliğini tehlikeye atmamak için Hatay Havaalanı 26.02.2012 Pazar günü saat 24.00&#8242;e kadar hava trafiğine kapalı olacaktır. Su tahliyesi için Valilik, DSİ ve ilgili kuruluşların bölgedeki çalışmaları sürmekte olup, en kısa zamanda Hatay Havaalanı yeniden hava trafiğine açılacaktır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/hatay-havaalani-yine-sular-altinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Papart&#8217;taki 4 HES&#8217;e Danıştaydan kesin men!</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/paparttaki-4-hese-danistaydan-kesin-men/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=paparttaki-4-hese-danistaydan-kesin-men</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/paparttaki-4-hese-danistaydan-kesin-men/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 08:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[su hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2635</guid>
		<description><![CDATA[Artvin Şavşat-Meydancık Papart Vadisi’nde yapılması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES’lerine Rize İdare Mahkemesi “Yürütmeyi Durdurma Kararını vermişti. Davalı taraf olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ebana Elektrik A.Ş. tarafından açılan temyiz davası
 sonuçlanarak karara bağlandı. Açılan temyiz davası reddedilerek Rize İdare Mahkemesi’nin kararı yerinde bulunarak onandı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/papart.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2636" style="margin: 5px;" title="papart" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/papart-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.08haber.com/?page=haber&amp;file=habergoster&amp;hid=6625" target="_blank">08Hbaer</a>, 20 Şubat 2012<br />
Artvin&#8217;de HES&#8217;ler konusunda açılan davalar bir bir sonuçlanıyor. Masa başında hazırlanan projelerin doğada, yerinde uygulanma aşamasına geldiğinde ne kadar uyumsuz ve hesapsız yapıldığı anlaşılınca halkın tepkisi gecikmedi.<span id="more-2635"></span>İlk başlarda masum bir şekilde enerji ihtiyacı adı altında bütün derelerin 49 yıllığına şirketlere ‘Su Kullanım Hakkı’ ile devredilmesinin tehlikeleri kısa sürede fark edilince davalar da peş peşe açıldı.</p>
<p>CÜNEYT 1-2-3-4 HES’LERİ KESİN OLARAK İPTAL EDİLDİ!<br />
Açılan davaların büyük çoğunluğu davacıların lehine sonuçlanmış, haklılıkları tescil edilmişti. Bu kapsamda Artvin Şavşat-Meydancık Papart Vadisi’nde yapılması planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES’leri mahkemeye taşınmış ve özel konumu bulunan bu vadiye büyük zarar vereceği gerekçesiyle dava konusu yapılmıştı. Dava sonucunda Rize İdare Mahkemesi “Yürütmeyi Durdurma Kararını vermişti.<br />
Davalı taraf olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ebana Elektrik A.Ş. kararı temyize vermiş, bozulmasını istemişti.<br />
Danıştay 14. Dairede görülen dava sonuçlanarak karara bağlandı. Açılan temyiz davası reddedilerek Rize İdare Mahkemesi’nin kararı yerinde bulunarak onandı.</p>
<p>BAŞKAN ACAR: NİHAİ KARARIN “SEVİNDİRİCİ” OLDUĞUNU SÖYLEDİ<br />
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Meydancık Belediye Başkanı Nihat Acar; Papart Vadisi’nin flora ve fauna olarak çok özel bir vadi olduğunu, bu vadinin bozulmaması için başlattıkları mücadelenin amacına ulaştığını söyledi.</p>
<p>Başkan Acar şu açıklamalarda bulundu: “ Papart Vadisi’nde yapımı planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES’leri ile ilgili Rize İdare Mahkemesinde verilen “ÇED İPTAL” kararına karşı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yanı sıra, Ebana Elektrik Üretim A.Ş. müdahil olarak temyiz edilmiş ve Danıştay 14. Dairesince yapılan değerlendirme sonucunda verilen kararda: Duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek dosyanın tekamül ettiği görüldüğünden “Yürütmenin durdurulması” istemi hakkındaki karar verilmeksizin gereğinin düşünüldüğünün, belirtildikten sonra, Rize İdare Mahkemesi’nin karar ve dayanağı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebebin bulunamadığını temyiz isteminin reddi ile anılan kararın, onanmasına 28. 12. 2011 tarihinde oy birliği ile kara verildi” denmektedir.</p>
<p>Verilen hukuk mücadelesi sonunda gelinen bu noktada haklılığımız bir kere daha devletin mührü ile kanıtlanmış ve karar onanmıştır. Davayı kesin olarak kazandık diyebileceğimiz bu duruma taşıyan değerli avukatlarımıza emek ve katkı sağlayan destek veren derneklere teşekkür ediyorum.</p>
<p>BU BÖLGE “TURİZİMDE ÖNCELİKLİ ALAN” İLAN EDİLMİŞTİR.<br />
Papart Vadisi’nde yapımı planlanan Cüneyt 1-2-3-4 HES projelerinin iptal edildiği yerler doğal sit alanları “Turizmde Öncelikli Bölge” olması nedeniyle bu bölgenin ne kadar önemli bir bölge olduğu ortadadır. Papart Havzası doğal güzellikler bakımından eşsiz bir havzadır. Havası, suyu, doğası, iklimi, bitki çeşitliliğiyle büyük bir hazinedir. Her şeyi ile doğal bir alandan söz ediyoruz. Bugün dünyada bakir kalmış çok az bölge vardır. İşte bunlardan birisi de Papart havzasıdır. Biliyorsunuz Papart Vadisi’nde üretilen bal sertifika almış, şeker ve kalıntı oranları sıfır çıktı. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en kaliteli bal üretim merkezlerinden birisi de bu vadidir. Vadide turizmle ilgili yatırımların yapılması, projelerin geliştirilmesi, arıcılık alanında çalışmaların sürdürülmesi, özellikle organik bal üretiminin teşvik edilmesi havzadan uzun vadede yıllarca doğal döngüsü içinde nice kuşaklar faydalanmaya devam edecek, habitat bozulmayacaktır.” dedi.</p>
<p>Konu hakkında bir açıklamada Meydancık Yöresi Köyleri kalkındırma Dayanışma ve Kültür Derneği (MEY-KÖY-DER) Başkanı Namık Kemal Bahçeci’den geldi. Aynı zamanda Meydancık Belediye Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Bahçeci;</p>
<p>BU BÖLGE TURİZM VE ORGANİK BAL ÜRETİM MERKEZİ OLACAK<br />
“Sayın Başkanımızın söylediklerine ekleme yapmak istiyorum. Çünkü Başkan önemli noktalara zaten temas etti. Aynı şeyleri söylemeyeceğim. Bu bölge turizm kadar bal üretim noktasında da rakipsiz alanlardan bir tanesidir. Burada bal ormanları kurularak arıcılığı daha da ileri bir boyuta taşımanın planlarını yapmalıyız.</p>
<p>ORMAN BÖLGE MÜDÜRÜMÜZE TEŞEKKÜR EDİYORUM<br />
Bu meyanda Orman Bölge Müdürümüz Sayın Ömer Naci Kaya’ya çalışmaları ve güzel fikirlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bölge Müdürümüz ormanlardan yöre halkının faydalanması gerektiğin söylüyor. Bu ille de kütük olarak, odun olarak algılanmasın. Odun dışı orman ürünlerine yönelmemiz gerektiğini söylüyor. Evet biz büyük bir zenginliğin içinde çarıklı milyonerler gibi yaşıyoruz. Burada HES yapmak bu hazineyi yok etmekten başka bir şey değildir. Bütün dünyayı kasıp kavuran küresel ısınma Kafkasya bölgesini en son etkileyecek. Hatta bilim adamlarının araştırmalarına göre hiç etkilenmeyecek bir havzadan konuşuyoruz.</p>
<p>DERLERDE KURULAN HES’LER YÖREYE UYGUN DEĞİLDİR!<br />
Derelerde düşünülen planlanan HES’ler bu yöreye uygun olmadığı gibi tamiri imkansız zararlar da veriyor. Biliyorsunuz günümüzde deniz-kum-güneş üçlemi turizmin artık gözbebeği değil. Alternatif turizm revaçta. Buna göre Artvin rakipsiz bir zenginlik barındırmaktadır. Doğa, yayla, kayak, rafting, av, yürüyüş, sağlık turizminde Artvin rakipsiz bir ildir. Yeter ki bu zenginliğimizi değerlendirme becerisini gösterelim.</p>
<p>EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM<br />
Danıştay 14. Dairesinin vermiş olduğu nihai karala artık bu havzada bir başka HES’e yer olmadığı artık kesinleşmiş ve altına mühür vurulmuştur. Yöre halkına, Artvin’e hayırlı olsun. Ben de emeği geçen herkese, avukatlarından, yöre halkına MEY-KÖY-DER başkanı olarak teşekkür ediyorum. Darısı diğer güzel bölgelerimizin başına olsun diyorum. Şunu da eklemden geçemeyeceğim. Artvin yerel basın olarak bu konuda bize çok büyük destekler verdiniz. Özellikle 08 Haber gazetesi bizim kolumuz ayağımız, gözümüz, kulağımız oldu. Sizler çok büyük bir görevi başarıyla yürütüyorsunuz. Sağ olun var olun” dedi.</p>
<p>DERE HESLERİ KAMU YARARI TAŞIMIYOR. BUNU MAHKEMELER KARARLARINA YAZMAKTADIR!<br />
Artvin’de yapımı planlanan resmi kayıtlara göre 121, gayri resmi rakamlara göre 176 HES planlanmaktadır. Bu Artvin’in bütün sularının satıldığını, dereler ve vadilerin kamunun malı olmaktan çıkarak özelin insafına bırakıldığı anlamı taşımaktadır. Bu özelleştirmedeki bir diğer tartışma konusu ise kiralamanın süreleri. 49 yıllığına özle devredilen dereler, sular vadiler bir anlaşma daha yapılarak 98 yıla çıkarılabiliyor. Onun içindir ki bu projeler kamu yararı taşımamaktadır. Mahkemeler de hep bu yönde kararlar almaya devam ediyor…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/paparttaki-4-hese-danistaydan-kesin-men/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15 yıl sonra fark edilen HES için dava açıldı</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/15-yil-sonra-fark-edilen-hes-icin-dava-acildi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=15-yil-sonra-fark-edilen-hes-icin-dava-acildi</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/15-yil-sonra-fark-edilen-hes-icin-dava-acildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:55:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2616</guid>
		<description><![CDATA[ürkiye’nin en eski milli parkı olan Munzur’a yapılan HES, 15 yıl sonra bir çevreci avukatın girişimleri sonucunda fark edildi. Milli Park’a HES izni verilen dönemin kamu görevlileri hakkında dava açıldı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/munzur-1.jpeg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2617" style="margin: 5px;" title="munzur-1" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/munzur-1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1079292&amp;CategoryID=77" target="_blank">Radikal</a>, 20 Şubat 2012<br />
Türkiye’nin en eski milli parkı olan Munzur’a yapılan HES, 15 yıl sonra bir çevreci avukatın girişimleri sonucunda fark edildi. Milli Park’a HES izni verilen dönemin kamu görevlileri hakkında dava açıldı. <span id="more-2616"></span>Avukat Barış Yıldırım, HES’in milli parkın sınırlarına kaçak olarak yapıldığını belirterek müraacatlarda bulunmuş, Radikal Mart 2010’da konuyu araştırdığında Çevre Bakanlığı “Evet farkındayız, araştırıyoruz” cevabını vermişti. Son olarak Tunceli savcısı Muzaffer Demirbilek, dönemin Tunceli İl Çevre ve Orman Müdürü Mehmet Ali Arguç ile yardımcısı Ali Haydar Gürsönmez hakkında görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle dava açtı. Her iki sanığın 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.</p>
<p>İddianamede, iki yetkilinin, milli park sınırları içinde mevzuatlara göre herhangi bir yapı ve tesisin inşaa edilemeyeceğini düzenlenmiş olmasına rağmen, durumu üstlerine ‘bildirme’ dışında işlem yapmamakla suçlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/15-yil-sonra-fark-edilen-hes-icin-dava-acildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘HES mahkûmu Leyla’ için 9 yıl hapis istendi</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-mahkumu-leyla-icin-9-yil-hapis-istendi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hes-mahkumu-leyla-icin-9-yil-hapis-istendi</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-mahkumu-leyla-icin-9-yil-hapis-istendi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2610</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’un Bağbaşı beldesinde Hidroelektrik Santralini (HES) protesto eylemlerine katıldığı için Tortum Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ’HES çalışma alanlarında bulunmama ve eylemlere katılanlara görüşmeme’ cezası verilen Leyla Yalçınkaya (17) hakkında bu kez 3 ayrı suçlamayla 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/leyla.jpeg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2611" style="margin: 5px;" title="leyla" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/leyla-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://gundem.milliyet.com.tr/-hes-mahk-mu-leyla-icin-9-yil-hapis-istendi/gundem/gundemdetay/20.02.2012/1505241/default.htm?ref=OtherNews" target="_blank">Milliyet</a>, 20 Şubat 2012<br />
HES eylemcisi arkadaşlarıyla görüşmesi yasaklanan Leyla Yalçınkaya’ya bu defa jandarma erlerine hakaret ettiği ve yaraladığı gerekçesiyle dava açıldı.<span id="more-2610"></span>Erzurum’un Bağbaşı beldesinde Hidroelektrik Santralini (HES) protesto eylemlerine katıldığı için Tortum Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ’HES çalışma alanlarında bulunmama ve eylemlere katılanlara görüşmeme’ cezası verilen Leyla Yalçınkaya (17) hakkında bu kez 3 ayrı suçlamayla 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p>
<p>Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı’nda er olarak vatani görevini yapan Abdullah Teke, Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği dilekçede, 5 Ağustos 2011’de Yalçınkaya’nın attığı taşla yaralandığını, Er Adil Aldemir ise aynı gün kendisine ’şerefsizler’ diye bağırarak hakaret ettiğini ileri sürdü. Teke, 12 Eylül 2011’de Yalçınkaya’nın jandarma aracının yanından geçerken kendisine “O&#8230;çocuğu, hayvan oğlu hayvan, şerefsiz oğlu şerefsiz” dediğini iddia etti. Yalçınkaya ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>
<p><strong>250’şer TL ödediler</strong><br />
Tortum Cumhuriyet Başsavcılığı, Leyla Yalçınkaya hakkında Çocuk Mahkemesi sıfatıyla Tortum Sulh Ceza Mahkemesi’nde ’hakaret’, yine Çocuk mahkemesi sıfatıyla Tortum Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’hakaret’, ’görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama’ suçlarından dava açtı. Bağbaşı, Serdarlı ve Pahlivanlı beldeleriyle Dikmen, Uzunkavak köylerinden geçen Ödük Çayı üzerine kurulması planlanan 3 ayrı HES’e karşı çıkan köylüler kadınlar çok sayıda eylem yapmış, güvenlik güçlerinin müdühüleleri sırasında arbede yaşanmıştı.</p>
<p>Eylemlere katılanlara 250’şer lira para cezası vermesinin yanı sıra, Yalçınkaya’ya ‘HES’in çalışma alanlarında bulunmama ve eylemlere katılanlara görüşmeme’ cezası verilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/hes-mahkumu-leyla-icin-9-yil-hapis-istendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkizdere Vadisi için Danıştay’dan iyi haber</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/ikizdere-vadisi-icin-danistaydan-iyi-haber/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ikizdere-vadisi-icin-danistaydan-iyi-haber</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/ikizdere-vadisi-icin-danistaydan-iyi-haber/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 10:16:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2629</guid>
		<description><![CDATA[Danıştay doğal SİT alanı olan İkizdere Vadisi’nde yapımı planlanan HES projesini olumlu bulan bakanlığın raporunu iptal eden yerel mahkeme kararını onadı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/ikizdere-1.jpeg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2630" style="margin: 5px;" title="ikizdere-1" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/ikizdere-1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: <a href="http://gundem.milliyet.com.tr/ikizdere-vadisi-icin-danistay-dan-iyi-haber/gundem/gundemdetay/11.02.2012/1500826/default.htm" target="_blank">Milliyet</a>, 18 Şubat 2012<br />
Danıştay doğal SİT alanı olan İkizdere Vadisi’nde yapımı planlanan HES projesini olumlu bulan bakanlığın raporunu iptal eden yerel mahkeme kararını onadı.<span id="more-2629"></span>Danıştay 14’üncü Dava Dairesi, doğal SİT alanı ilan edildiği duyurulan ancak kapsamı ve derecelerini içeren karar yazısı geçen 1.5 yıllık sürede çıkmadığı için belirsizliğini koruyan İkizdere Vadisi’nde yapımı planlanan Dereköy Regülatörü ve Demirkapı Hidroelektrik Santral projesi için dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği, ’ÇED olumlu’ raporunu iptal eden yerel mahkeme kararını, itirazı reddederek onadı.<br />
Danıştay, yerel mahkemenin Selin-2 HES projesi için verdiği, ’ÇED gerekli değildir’ raporunun iptali yönündeki karar için yapılan, ’yürütmeyi durdurma’ talebini de reddetti.<br />
Mahkeme kararında santralin yapılması halinde doğaya telafisi güç ve imkânsız zararlar verileceğine vurgu yapıldı. İkizdere Derneği eski başkanı ve Mimar Mühendisler Grubu (MMG) Genel Başkan Yardımcısı Jeofizik Mühendisi Kadem Ekşi, Danıştay’ın kamu yararına verdiği kararın, bölgenin kalkınması ve turizm aksında büyümesine yardımcı olacağını belirtti.<br />
Ekşi,  mahkeme kararlarının ilgililerce iyi okunması gerektiğini söyledi.</p>
<p>26 HES uygulanamaz<br />
Eski İkizdere dernek Başkanı Ekşi, şunları belirtti: “ Yargı kararlarında, havza planlaması yapılmadan 26 HES projesinin vadide uygulanamayacağı açıkça görülmüştür.<br />
Birkaç enerji şirketi kazanacak diye bölgenin doğal yapısı ve endemik türlerinin yok edilmesine müsaade edilmeyecektir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/ikizdere-vadisi-icin-danistaydan-iyi-haber/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğanın beynine hançer</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/doganin-beynine-hancer/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=doganin-beynine-hancer</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/doganin-beynine-hancer/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 10:11:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sanitasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2622</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın 100 doğal ormanından biri olan, endemik bitki örtüsü ile bir doğa harikası olan Artvin’de, Artvin ormanlarının beyni Cerattepe yeniden altın tehdidi altında. Bu bölge Artvin’in içme suyu kaynaklarının önemli bir kısmını da içine alıyor. İki alanın ruhsatı da mahkeme tarafından bu bölgede, içme suyu kaynakları ve heyelan bölgesi olması nedeniyle maden arama faaliyeti yapılamayacağı gerekçesiyle iptal edilmişti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Artvin.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2623" style="margin: 5px;" title="Artvin" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Artvin-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: Gülümhan Gülten, <a href="http://haber.gazetevatan.com/Haber/431811/1/Gundem" target="_blank">Vatan</a>, 18 Şubat 2012<br />
Dünyanın 100 doğal ormanından biri olan, endemik bitki örtüsü ile bir doğa harikası olan Artvin’de, Artvin ormanlarının beyni Cerattepe yeniden altın tehdidi altında.<span id="more-2622"></span> Daha önce bölgede altın arama ruhsatı alan Kanadalı firmanın ruhsatı Mahkeme kararı ile iptal edilirken, bölge yeni Maden Kanunu ile yeniden ruhsatlandırıldı. Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde dün yapılan ihaleyi Cengiz İnşaat ile çekişen Özaltın Holding kazandı. Firma şimdi toplam 4.361 hektarlık ormanlık alanda altın arayacak ve yaklaşık 1 milyon 700 bin ağaç kesilecek.</p>
<p>Dünyanın 100 doğal ormanından biri olan Artvin’in Cerattepe Bölgesi ile Genya Dağı’nı da içine alan doğa harikası saha, ‘altın’ tehdidi altında. 2008 yılında bu alandaki madenin mühürlenerek kapanmasına ve bu bölgede madencilik yapılamayacağının tescil edilmesine rağmen, dün yapılan ihaleyle aynı bölgede altın ve maden arama ruhsatı verildi. Önceki gün Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde yapılan ihale sonucunda, Özaltın A.Ş. şirketi, 97.6 milyon liraya yeni ruhsatın sahibi oldu. Özaltın A.Ş., Gebze &#8211; Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu da yapacak olan konsorsiyumda yer alıyor. Özaltın Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özaltın’ın doğum yeri ise Artvin’in Arhavi ilçesi. Şirket tahaahüdünü yerine getiremezse, ruhsat ikinci teklif sahibi Cengiz İnşaat’ta kalacak. İki firma başka taahhüt işlerinde ise ortaklık yürütüyorlar.</p>
<p>Heyelan bölgesiydi</p>
<p>Artvin Cerattepe’de iki ruhsat alanında yapılmak istenen madencilik faaliyeti mahkeme kararıyla 24 Ekim 2008’de iptal edildi. Ancak 24 Haziran 2010’da yürürlüğe giren Yeni Maden Kanunu ile Hükümet, Türkiye genelinde olduğu gibi Cerattepe’de de yeniden maden aramak için ihale yoluyla ruhsatlandırmanın yolunu açtı. Maden sahası, daha önce ruhsatı iptal edilen 205 hektarlık Cerattepe ile 4156 hektarlık Genya Dağı dahil şehrin üst mahallelerini kapsayan bölümünden oluşuyor. Bu bölge Artvin’in içme suyu kaynaklarının önemli bir kısmını da içine alıyor. İki alanın ruhsatı da mahkeme tarafından bu bölgede, içme suyu kaynakları ve heyelan bölgesi olması nedeniyle maden arama faaliyeti yapılamayacağı gerekçesiyle iptal edilmişti.</p>
<p>1.7 milyon ağaç kesilecek</p>
<p>İhale tarihinin 17 Şubat 2012 olarak belirlenmesı ve şartnamenin yayınlanmasıyla bölgedeki tüm siyasi partilerin il başkanları, belediye başkanları ve tüm sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri 7 Şubat’ta Ankara’ya gelerek Meclis’te grubu bulunan partilerle görüştü. Heyet, Enerji Bakanı Taner Yıldız’la da görüştü. Bakana sunulan dosyada Cerattepe mevkiinde çıkarılması için ihale edilen 5 bin hektarlık alanın Artvin’in tam çatısı ve beyni olduğu, burada yapılacak madencilik faaliyeti nedeniyle 1 milyon 700 binden çok ağacın kesileceği, buranın heyelan bölgesi olduğu bilgisi de yer aldı. Dosyada, heyelan alanı olan bölgenin hızla Çoruh Vadisi’ne doğru akacağı ve Artvin için büyük tehlike olacağı vurgulandı.</p>
<p>Bu görüşmede heyet Bakan Yıldız’a kapatılan maden sahasının önündeki kayma ve çatlakların fotoğraflarını gösterdi, ayrıca bölgenin içme suyu kaynaklarının maden sahası içinde kaldığını haritalarla ortaya koydu. Heyelan alanı olan bölgede maden çıkarma çalışmaları nedeniyle toprak kaymalarının hızla büyüyeceği de belirtilerek ihalenin iptal edilmesi istendi. Bakan Yıldız, umut vermedi ancak durumu yeniden inceleyeceğini belirtti. Ancak 17 Şubat’a kadar ihaleyle ilgili hiçbir gelişme olmadı.</p>
<p>Adrese teslim ihale tartışması da oldu</p>
<p>Ruhsatlandırmanın doğaya vereceği zararın yanısıra ihale şartnamesi de bir hayli tepki çekmişti. Ruhsat ihalesiyle ilgili hazırlanan şartnamenin incelenmesiyle, ihaleye katılabilecekler için çerçevesi çizilmiş ilginç koşullar konulmuş olması tartışma yarattı.</p>
<p>Şartnameye göre, ihaleyi kazanan tarafından şartnamede belirtilen miktarlardaki blister (metal) bakırının yurtiçinde üretilmesi zorunlu tutuluyor. İşletme izni alındıktan sonra 3 yıl içinde üretime başlanarak, 10 yıl içinde de yıllık asgari 500 bin ton tünevan ve 10 bin ton blister (metal) bakır maden üretiminin yapılması zorunlu tutuluyor. Türkiye’de bu ölçeklerde tünevan ve blister bakır üreten firmanın pek de fazla olmaması, ihaleyle ilgili bir başka tartışma konusunu oluşturdu. Bu konuda yetkin olan ve bazı diğer taahhüt işlerinde de ortaklığı bulunan bazı firmalar dışında, ihaleye kimsenin giremeyeceği iddia edildi.</p>
<p>Önceki gün gerçekleşen ihaleye de Özaltın A.Ş. ile Cengiz İnşaat dışında kimse teklif vermedi. Özaltın A.Ş.’de kalan ihalede, taahhüdün yerine gelmemesi halinde ihale Cengiz İnşaat’a kalacak.</p>
<p>Senaryo ‘Ovacık’ gibi, yabancı firma direnemedi yerli firma ruhsatı kaptı</p>
<p>Artvin’in maden ruhsatı verilen bölgesi, flora ve fauna açısından eşsiz bir zenginliğe sahip, birçok endemik tür barındıran, Kafkas ekosisteminin Türkiye’deki tek uzantısı ve doğal yaşlı ormanların son yaşam alanı. Türkiye’deki en önemli yırtıcı kuşların göç yolu bu alandan geçiyor. Yırtıcı kuşlar Genya Dağı ve Kafkasör-Cerattepe’de konaklayıp yollarına devam ediyorlar.</p>
<p>Bu bölgedeki ormanlar dünyanın en yaşlı ve en zengin bitki örtüsüne sahip 25 eşsiz noktasından biri olarak gösteriliyor. Yöre halkı burada altın arama ruhsatı verilmemesi için tam 15 yıldır hukuk mücadelesi veriyordu. Derelerin Kardeşliği Platformu, Yeşil Artvin Derneği ile çok sayıda sivil toplum örgütünün destek verdiği protesto eylemlerine rağmen bölge yeniden ruhsatlandırıldı. Ancak çevreciler mücadelelerinin devam edeceğini belirttiler. Artvin’in beyni olarak nitelendirilen Cerettepe mevkiinde yapılacak herhangi bir madencilik faaliyetinin Artvin’in sonunu getireceğini ve oldukça kaygı verici olduğuna vurgu yapan çevreciler ve yaşam savunucuları, çalışmalara kesinlikle izin vermemekte kararlı olduklarını vurguladılar.</p>
<p>Gelişmelere karşı ilk tepki Yeşil Artvin Derneği’nden geldi. Bölgenin yeniden ihaleye çıkarılmasıyla, önceden verilmiş mahkeme kararının yok sayıldığına vurgu yapılan Yeşil Artvin Derneği’nin açıklamasında, “Maden şirketlerinin asla buradan vazgeçemeyeceği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ancak mücadelemiz ilk günkü kararlılığıyla devam edecek” denildi.</p>
<p>Çevreciler HES’Lerle ayakları kesilen Artvin vadisinde katliamın devam ettiğini, bir ormanla birlikte bir şehrin ve suların yok olacağını vurguladılar.</p>
<p>Çevrecilerin mücadelesi 2009 yılının Ağustos ayında, Rize İdare Mahkemesi ’nin 2008 yılının Ekim ayında verdiği ‘iptal’ kararının Danıştay 8. Dairesi tarafından onanması ile zaferle sonuçlanmıştı. Bu onama ile Hatila Milli Parkı içerisinde bulunan ve dünyadaki koruma öncelikli alanlardan olan Artvin Kafkasör’deki Cerattepe mevkiinde altın arama ve çıkartma çalışmalarında bulunan Kanadalı Inmet Mining Corporation şirketinin ruhsatı da iptal edilmişti. Ancak Kanadalı firmanın hukuk kararının ardından tüm ekipmanlarını toplayarak bölgeden ayrılmasından sonra bölge yeniden ihaleye açıldı.</p>
<p>Benzer bir süreç Ovacık Altın Madeni için yaşanmış Normandy adlı şirket ÇED raporuna takıldıktan sonra bölge yeniden ihale edilmiş ve bu kez ihaleyi kazanan İpek Grubu gerekli tüm izinleri tamamlayarak ve hukuki mücadeleyi kazanarak bölgede altın üretimine geçmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/doganin-beynine-hancer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barajlar artarsa</title>
		<link>http://www.suhakki.org/2012/02/barajlar-artarsa/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=barajlar-artarsa</link>
		<comments>http://www.suhakki.org/2012/02/barajlar-artarsa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 11:40:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>su_hakki</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medyadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Barajlar]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suhakki.org/?p=2604</guid>
		<description><![CDATA[Batman barajı yapılmadan bu bölgede kar yağışının etkili olduğu yerlerden biri de Batman ovasıydı. Yaklaşık 20 yıldır Batman barajı hizmette. O gündür, bugündür Batman merkezi ile çevresinde kar yağışına tanık olan yoktur.
Nedeni de doğa-dengeyi alt-üst eden, iklimi değiştiren; devasa barajlardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Batman-kar.gif"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2605" style="margin: 5px;" title="Batman-kar" src="http://www.suhakki.org/wp-content/uploads/2012/02/Batman-kar-100x100.gif" alt="" width="100" height="100" /></a>Kaynak: Arif Arslan, <a href="http://www.batmancagdas.com/barajlar-artarsa%E2%80%A6-makale,5449.html" target="_blank">Batman Çağdaş</a>, 15 Şubat 2012</p>
<p>Son yıllarda mantar türer gibi sayıları hızla artan ve akarsuların geçtiği bir çok yerde irili-ufaklı barajların yapımı doğa-dengeyi alt-üst ediyor.<span id="more-2604"></span>1986’da dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal’ın temelini attığı Batman barajı yapılmadan, kar yağışının belki de en fazla yağdığı yerlerdendi Batman. Son 20 yılda ise kar yağışına tanık olmayan bir İl konumuna geldik.</p>
<p>ŞAYET BARAJLAR ARTARSA…</p>
<p>Batman barajı yapılmadan bu bölgede kar yağışının etkili olduğu yerlerden biri de Batman ovasıydı. Yaklaşık 20 yıldır Batman barajı hizmette. O gündür, bugündür Batman merkezi ile çevresinde kar yağışına tanık olan yoktur.<br />
Nedeni de doğa-dengeyi alt-üst eden, iklimi değiştiren; devasa barajlardır.<br />
Büyük barajların bizden neler alıp götürdüğünü yıllar sonra görebiliyoruz.<br />
Batman barajı, Batman ve yöresini kar yağışından etti.<br />
Şimdi sırada Ilısu barajı var.<br />
Bu barajın inşaatı tüm hızıyla sürüyor…<br />
Hasankeyf’in bir bölümü ile toplam 212 yerleşim birimini suya bırakacak, 55 ila 60 bin insanı yerinden edecek Ilısu, Batman barajından belki de çok vahim sonuçlar doğuracak…<br />
Uzman değiliz, elimizde felaket getirecek diye ciddi somut veriler de yok ama; bilim adamlarının, akademisyenlerin ortaya attıkları tezlerden kaygılanmamak elde değil.</p>
<p>NEM ORANI ARTACAK…<br />
Ilısu tamamlandığında yarım adaya dönüşecek Batman ve yöresinde yaz aylarında görülmeyen ‘nem oranı’ artacak. Oysa 50 dereceye varan yaz aylarında nemin ‘n’si bile hissedilmezdi buralarda…<br />
Baraj sadece ‘nem oranı’nı yükseltmeyecek. Belki de çok daha büyük bir tehlikenin de eşiğine geleceğiz.<br />
Uzmanların iddiasına göre; yüzyıllar öncesinde veba salgınında; toplu ölümlerin yaşandığı önemli kentlerden biri Hasankeyf’ti. Şayet baraj havzasında su tutulursa, o toplu mezarlardaki vebanın, akarsuyla buluşmasına; ne diyecekler uzmanlar?<br />
Bu, artık uzmanların işidir. Bize bir şey düşmez. Ancak kaygıları da paylaşmak bir görevdir.<br />
Bir de Ilısu barajının yapıldığı alan 90 derecedeki kaplıcaların bulunduğu bölgede yapıldığını da unutmamak gerek.<br />
Devasa barajları yapmakla bu yöre refah, huzur ve istihdamı bulmadığı da bir gerçektir. Ciddi riskleri göz ardı etmemek gerekiyor.<br />
Batman barajı, lısu barajı derken…<br />
Bir başka yeni baraj daha önümüzde duruyor; Zore barajı…<br />
Dünyanın en güzel endemik doğanın olduğu Zore çayı yatağı da bir kaç yıl sonra uyduruk bir baraja feda edilecek.<br />
O güzelim manzara ne İsviçre’nin Alplerinde ne de başka bir coğrafyada vardır. Ters lalelerin yetiştiği, bir kilo ağırlığındaki domates, fıstık ve bademlerin diyarı Zore çayı da maalesef bir kıytırık baraja daha kurban edilecek.</p>
<p>“ESKİDEN 2-3 METRE KAR YAĞARDI”<br />
Bu yıl Batman ve çevresi hariç, kırsal alan ile çevre illerde kar yağışı herkesi şaşırttı. Çünkü, uzun süredir bu denli yağan kar yağışına kimse tanık olmamıştı.<br />
Kış mevsimi geldi mi gözler Sason’un 2973 metre yükseklikteki Mereto dağına çevrilir, kar kalınlığının kaç metreye ulaştığını merak eder, yöre insanı.. Mereto dağı ve eteğinde yer yer kar kalınlığı 2-3 metreyi bulur. Bir de yaz-kış Mereto zirvesinden ‘beyaz örtü’ eksik olmaz.<br />
Ya Mereto’nun çevresinde nasıl olur manzara?<br />
O’nu da isterseniz; çocuklulukları ve gençliği o köylerde geçenlerden öğrenelim.<br />
Zore çayı yatağına yakın Diyarbakır-Kulp sınırındaki Balbaşı (Xeribe) köy muhtarı Hayrettin Çelik anlatıyor;<br />
“Bu yıl köyümüz ile çevresinde kar kalınlığı diz boyuydu. Bu da yıllar sonra görebildiğimiz bir görüntüydü. Bir süredir çok ciddi bir kar yağışı olmuyordu. 1990 yılına kadar köydeydim. O dönemlerde kar yağdığında 2-3 metreyi bulurdu. Köyün gençleriyle ava çıktığımızda dereden geçen su masmavi akardı. Derenin etrafında kar yüksekliği rahatlıkla 3 metreyi bulurdu. Şimdi o görüntüler maalesef yok. Ne masmavi su var ne de üç metre yükseklikteki kar. Ne güzeldi o dönem…”<br />
Balbaşı Muhtarı Çelik, geçmişe ‘özlem’ duyuyor. O muhteşem doğayı anlatınca doğa dengenin nasıl alt-üst olduğunu da bir yerde özetliyordu.<br />
Aslında bu yerleşim birimlerinde en büyük tehlike Zore çayı yatağında yapılması planlanan baraj olacaktır.<br />
Şayet bu baraj Zore çayında yapılırsa; O zaman o yörenin endemik yapısından tutun da dünyanın en güzel bitki örtüsü de bir yerde yok olacaktır.<br />
Kıytırık bir baraj daha nefesimizi daraltacaktır. Dünyanın en güzel doğasına sahip bir bölgeyi daha kaybedeceğiz.<br />
Kısacası; yörede sayıları hızla artan irili-ufaklı barajlar hiç de hayra alamet değil…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suhakki.org/2012/02/barajlar-artarsa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

