En büyük sorun susuzluk

Kaynak: Malatyasonsoz, M. Ali Günaydın, 29 Mart 2018

Kurak geçen bir yılın ardından Sezonluk sebze, bakliyat ekimi mart ayı itibari ile ekilmeye başlandı. Tere, Rokka, Samut, Maydanoz, Marol dediğimiz yeşillik türü bitkiler ekilirken, Salatalık, Kabak, Fasulye gibi sebze ve bakliyatlar fide olarak ekilmeye devam ediliyor. Bu yıl üreticilerin susuzluk sorunuyla mücadele ettiğini ve üretimin fiyatlara yansıyacağını dile getiren Zahireci ve aynı zamanda üretici olan Hamit Yılmaz, “bu yıl kuraklık üreticilerin en büyük sorunu. Yağış az olduğu için çoğu bölgelerde üretici sebzeyi ektirmiyor. Öncelik kayısı olduğu için üretici kayısıya suyu vermek zorunda. Bazı ürünlerde üretim az olduğu için fiyatlarda artış oldu. Genellikle Malatya civarında su sıkıntısı olduğu için çiftçi ekimi çekinerek yapıyor. Çiftçi ekim yaparsam yetiştirebilir miyim, ürün kurur mu, yetiştiremez miyim diye endişeleniyor” dedi.

EKİM SEZONU BAŞLADI

Sebze ve yeşillik türünde ekimlere başlandığını ifade eden Zahireci Hamit Yılmaz, tohum alımının arttığını belirterek, “Bahar ayı itibari ile ekim zamanı gelmiş sebzeler Tere, Rokka, Samut, Maydanoz, Marol dediğimiz yeşillik türü bitkiler ekildi, ekilmeye hala devam ediliyor. Fide olarak dikilen sebzeler var onlar da; Patlıcan, Domates, Biberler de ekilmeye başlandı. Bunlar ekildikten sonra küçük halde bir alana taşındıktan sonra fide olarak ekiliyor ve çoğaltılıyor. Şuan Salatalık, Kabak, Fasulye gibi sebzeler ve Bakliyatlar da Fırat kenarına ekiliyor. İklimi biraz daha sıcak olduğu için Fırat kenarına ekilmeye başlandı. Bizim bu soğuk bölgeler bir 10 gün daha beklerse ekimi daha iyi olur, yanmaya veya dona karşı, havaların toprağı ısıtması gerekiyor ki tohumu iyi çıkarsın. Toprak ısınmadan ekim olmaz, tohum vermez” diye konuştu.

“TOPRAK YETERLİ SICAKLIĞA ULAŞMALI”

Tohum ekimi için toprağın yeterli sıcaklığa ulaşması gerektiğini dile getiren Tohumcu Hamit Yılmaz şunları ifade etti, “Toprak belli bir ısıya gelmesi lazım, aksi halde ekimler olduğu gibi kalır. Sebzelerden en çok maydanoz hassastır ve zor çıkıyor. Maydanozun tohumu sert olduğu için bol bol sulanması ve üstünün kapatılması lazım, üstü kapandığında buharlaşma olur, nemlendiği için de daha çabuk çıkar. Vatandaş en çok sıkıntıyı ondan çekiyor, çimlenmemesinden dolayı. Vatandaş ekimden sonra susuz bırakmaması lazım, haftada en az 2 kez sulama yapması lazım. Bütün ürünler de en az haftada bir sulama yapılması gerekir, aksi halde tohum vermez, ekim olduğu gibi yerinde kalır, verim alamazsınız.”

“100 GRAM TOHUM 1 DÖNÜME YETER”

Büyük üreticilerin yaklaşık an az 1 dönümlük alan için tohum satın aldığını belirten Zahireci Yılmaz, “Büyük ürünlerde müşterilerimiz genellikle 100 gramlık ithal tohumlardan ekim yapıyorlar, onlardan daha çok verim alıyorlar. Büyük tenekeleri genellikle büyük yetiştiriciler alır, küçüklerini ise vatandaş kendi bağına bahçesine bir dönem kendine yetecek kadar eker. 100 gramlık üründe yaklaşık bir dönümlük alana ekim yapabilirsiniz. Elimdeki 100 gramlık bir salatalık tohumu en az 1 dönüm ve 1 dönüm 200 metrelik alana yetiyor. Kabakta da aynı durum geçerlidir. Karpuz ile Kavun için yaklaşık 1 ay daha var, biraz daha zamanı var, şuan için erken. Zaten en son da ekilen onlardır, o süreye kadar tüm ürünler ekilmiş olması lazım. Bazıları salatalık ve kabağı poşette fide olarak ekiyor, şuan ekilmesinde bir sıkıntı olmaz” ifadesini kullandı.

“ÜRETİM AZLIĞINDA DOLAYI TOHUM FİYATLARI ARTTI”

“Şuan en çok revaçta olan soğan sıskasıdır” diyen Yılmaz, tohumlarda üretimin azlığından dolayı bazı ürünlerde fiyatlarını arttığını öne sürerek şunları dile getirdi, “Bu sene fiyatı çok düştü, geçen sene 5 liraydı, bu sene fiyatı 2,5 liraya kadar düştü. Yonca fiyatları yükseldi, geçen sene 15 liraydı, bu yıl 20 lira oldu. Yoncada öyle ürünler var ki daha kaliteli ürünler 22 liraya kadar çıktı. Üretimin azlığından dolayı fiyatı yükseldi. Fi tohumu ekildi, hemen hemen sezonu tamamlandı, o da 2 liradan 3 liraya çıktı. Ürün az olunca fiyatlar da biraz yüksek oluyor. Diğer ürünlerde de biraz artık oldu tabi. Fasulye, salatalık ve kabak fiyatlarında yüzde 10 gibi bir fiyat artışı oldu. dışardan gelen ürünlerde illaki bir artış oluyor, dolardan dolayı. Buradaki fiyatların artması, o gün ki şartlara bağlıdır, eğer ürün fazlaysa fiyatlar Pazarda da düşer. Üretim azaldığı zaman bu fiyatlar pazara da yansıyor. Bu tamamen üretime ve ekime bağlıdır.”

“SUSUZLUK NEDENİYLE ÜRETİCİ EKİMDEN ÇEKİNİYOR”

Susuzluk sorunundan dolayı bazı üreticilerin sebze ekiminden çekindiğini vurgulayan Esnaf Yılmaz, “Genellikle Malatya civarında su sıkıntısı olduğu için çiftçi ekimi çekinerek yapıyor. Çiftçi ekim yaparsam yetiştirebilir miyim, ürün kurur mu, yetiştiremez miyim diye endişeleniyor, iki arada bir derede kalıyor. Mevsim de bir ay erkenden gidiyor, şuan Nisan havasında gidiyoruz. Şuan Mart’tayız ama Nisan havası var, en az bir ay erkenden gidiyoruz. Su sorunu yaşayan yerlerde üretici artezyenle yapmaya çalışıyor oda elektrik maliyetleri çok yüksek olduğu için yetişen ürün fiyatlara yansıyor. Ben Battalgazi ilçesi Yarımcahan Köyündeyim, bizim köyde bir tane artezyen yok mesela, çıkmıyor. Fırat’tan alıyoruz suyu, kayısının saatini 80 liraya suluyoruz. Ama orada artezyen çıksa saati 10 ile 15 lira olur ama biz 80 lirayı mecburen veriyoruz, çünkü başka seçeneğimiz yok, ürünü yetiştireceğiz, ya da bu işi bırakacağız. Sulama bölgesi var, o da sadece kayısı için kullanılıyor ve her yere gitmiyor, sadece belli bir kısma gidiyor” şeklinde konuştu.

ÖNCELİK KAYISIDA

Yağış azlığından dolayı suyun öncelikle Kayısıya verildiğinin altını çizen Yılmaz, şunları vurguladı, “Yağış az olduğu için çoğu bölgelerde üretici sebzeyi ektirmiyor. Önceliği kayısıya veriyorlar. Su kalırsa sebzeye verilir. Üretici aslında haklı, önceliği kayısıya veriyor, çünkü 20 yıllık Kayısıyı kurutamazsın ama bir sebzeyi kurutabilirsin. Bu yüzden birçok göletler yarım kalacak Malatya’da. Bu sene sudan dolayı çok zor bir yıl. Allah inşallah yağışlar versin, bu göletler dolar. Bizim de kaldırım Göleti var, yüzde 30’u kullanıldı, yüzde 70’i kaldı. Bazı yerlerde sularımız var ama bağlanmamış. Kanalboyunda, Orduzu Çınar’da su var. Bazı yerlerde hat olmadığı için Kaldırım Gölet’inin yarısını ona vermişler, kapasite olmadığı için yarısı boşa gidiyor. Bu suyun yarısı Fırat’a gidiyor, yazıktır, günahtır. Malatya’nın her yerini eştiğinde su çıkar ama bizim köylerimiz öyle değil. Merkezde su var ama körlenip gidiyor. Sonbahar çok kurak geçti, biraz yağış oldu ama şu aralar biraz daha yağış sıkıntısı var. Yağış gelirse en azından şu buğday ve arpamız kurtulur. Şuan hayvanlara bile verecek ot yok. Önceki gün Pütürge’den geldim, üretici hayvanlarımı dışarı çıkaramıyorum, çünkü ot yok, her taraf kurak. Şuana kadar otların en az 1 metre olması lazımdı. En çok ihtiyaç duyduğumuz güz yağışlarıdır, göletler onunla dolar.”