Ana Sayfa Makaleler

Makaleler

Makaleler

İçme suyu temininde barajlar tek çözüm mü?

Ercan Ayboğa'nın bu yazısıyla içme suyu temininde uygulanagelen yöntemler hakkında bir tartışma dizisi başlatıyoruz. Amacımız neoliberal paradigmanın içme suyu teminine dair sorgulamadan uygulamamızı istediği ön kabulleri eleştirel bir bakışla analiz etmek ve sosyal, ekolojik ve dayanışmacı bir modelin geliştirilmesine katkı sağlamak. Ercan Ayboğa dizinin bu ilk yazısında İstanbul, Ankara ve İzmir gibi mega kentlerin dışındaki büyük şehirlerde ekolojik, sağlıklı, tasarruflu ve adaletli bir yaklaşım ile içme suyunu tamamen veya büyük oranda akiferlerden sağlama iddiasını tartışmaya açıyor. Bunu yaparken özelleştirmeyi, ticarileşmeyi, merkeziyetçiliği, hiyerarşiyi ve ataerkilliği dışlayan ekolojik ve sosyal çözüm önerilerini ele alıyor ve önerdiği çerçeveyi İstanbul, Diyarbakır ve Dersim örnekleri üzerinden yaptığı analiz ile temellendiriyor.

İstanbul’un Su Problemini Bölgesel Ölçekte Yeniden Düşünmek

Özlem Altınkaya doktora çalışmasında İstanbul'un su varlıkları üzerindeki bölgesel ölçekteki baskıları anlattığı bölümü yeniden düzenleyerek Su Hakkı takipçileri ile paylaştı.

Rapor – Su Hakkımız: BM’nin Suya ve Hıfzıssıhhaya Dair İnsan Haklarını tanımasının beş yıl...

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 28 Temmuz 2010’da suyu ve hıfzıssıhhayı insan hakkı olarak tanıyan ve bunu “yaşam hakkının tam olarak yerine getirilebilmesi için zorunlu” haklar olarak tanımlayan tarihi bir kararı kabul etti. Maude Barlow, bu raporunda BM’nin Suya ve Hıfzıssıhhaya Dair İnsan Haklarını tanımasının üzerinden geçen beş yıl içinde neler yapıldığını ve daha nelerin yapılması gerektiğini inceliyor.

Okyanusların uzaylı kökeni – Alok Jha

Su molekülleri dünyaya uzaydan gelmiştir. Büyük Patlama’dan sonra ortaya çıkan hidrojen meteorlar aracılığı ile dünyaya gelir. Bugün dünyanın büyük bir kısmı sudan oluşurken kapitalist üretim temiz su kaynaklarını hızla yok ediyor.

Mavi Bilyemiz ve Su

Bir su küresinde yaşıyor olsak da, kullanabileceğimiz tatlı su miktarı dünyadaki toplam su miktarının ancak kırkta birine denk düşüyor. İklim değişikliği tüm canlı yaşamın devamı açısından kritik önemdeki bu tatlı su varlıklarını da çok şiddetli bir biçimde tehdit ediyor.

Rapor: Suyumuzdan para kazanıyorlar!

Temel bir insan hakkı olan suya, herkesin ekonomik olarak erişiminin sağlanması, toplumsal adaletin ön koşullarından biridir. Oysa "Suyumuzdan para kazanıyorlar!" raporunda irdelediğimiz Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde görülen uygulamalar suyun bir hak olarak görülmediğini ve suyu kamu hizmeti olarak gören yönetim anlayışından hızla uzaklaşıldığını gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Su Gelişim Raporu 2015 – Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Su –...

Birleşmiş Milletler Dünya Su Değerlendirme Programı'nın hazırladığı 2015 Dünya Su Gelişim Raporu'nu Su Hakkı Kampanyası'nın gönüllü çevirmenlerinden Ezgi Ercan'ın çevirisiyle yayınlıyoruz.

Geri dönüş yok: Küresel bir eğilim olarak suyun yeniden belediyelerin yönetimine geçmesi

Son 15 yılda, hem Kuzey hem de Güney’de bulunan 35 ülkede, en az 180 adet suyun yeniden belediyeleştirilmesi olayı gerçekleşti. Bunların arasında Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’dan kamuoyu tarafından da iyi bilinen örnekler yer alıyor.

İstanbul’da 4 günlük su kesintisi karşısında talebimiz

İstanbul'un belli semtlerinde 4 gün yaşanacak su kesintisi karşısında:Şimdi İSKİ’nin su kesintileri hakkında duyurusuna, kesinti yapılacak sürenin başından sonuna karar; kesinti yapılacak bölgelerin hepsinde yaygın bir biçimde kullanım amaçlı su tankerlerinin duracağı bölgelerin de listesini eklemesini bekliyor ve talep ediyoruz.

İzmir’de damacana su skandalı!

Vatandaşların yeter miktar ve kalitede ücretsiz su ihtiyaçlarını musluklardan karşılayamaması temel insan haklarına aykırı bir durum. İnsanlar, musluk suyundan daha fazla para vererek almak zorunda kaldıkları damacana suyunun güvenli olduğunu düşünüyorlar. Ama birkaç yılda bir ya Türkiye genelinde ya da lokal olarak patlak veren ambalajlı su skandallarıyla bunun böyle olmadığı açığa çıkıyor.