Macahel Vadisi’nde yürütmeyi durdurma kararı!

Kaynak: Zaman, 26 Mart 2011

Rize İdare Mahkemesi, UNESCO’nun ”Biyosfer Rezerv Alanı” ilan ettiği Artvin’in Borçka ilçesindeki Camili Vadisi’nde (Macahel) yapımı planlanan Düzenli Hidroelektrik Santral (HES) Projesi’ne ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığının ormanlık alanların kullanımına izin veren kararının yürütmesini durdurdu.

Kararda, ”Camili gibi ender bulunan doğal yapının insan kullanımına açılmasının doğru olmadığı, ormanlık alanların HES projelerine tahsis edilmesinde herhangi bir zaruret bulunmadığı” vurgulandı.

Artvin’in Borçka ilçesi Camili Vadisi’nde Gülkar Enerji firmasınca kurulması planlanan 5.05 megavat kurulu gücündeki Düzenli HES Projesi için Çevre ve Orman Bakanlığınca yapılan ormanlık alan tahsisinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle, Camili Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği ile 18 köylü mahkemeye başvurdu.

Rize İdare Mahkemesi, Camili Vadisi’ndeki ormanların HES projelerinin kullanımına tahsis edilmesinde kamu yararı, mevzuat ve hukuka uygunluk olmadığına hükmederek, Bakanlığın kararının yürütmesinin durdurulmasına hükmetti.

Kararda, Anayasa’nın 17 ve 56. maddeleri ile Çevre Kanunu’nun 17/3 sayılı maddelerine göndermelerde bulunularak, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara yer verildi. Mahkeme kararında, HES projesi için tahsis edilen 280 bin metrekarelik ormanlık alan için, Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Latif Sanin ve Prof. Dr. Şinasi Yıldırım ile Orta Doğu Teknik Üniversitesinden (ODTÜ) Dr. Emre Alp tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna da yer verildi.

Camili Vadisi’nin endemik bitkiler açısından çok zengin olduğu belirtilen bilirkişi raporunda, ayrıca vadinin Uluslararası Çevre Koruma Örgütü, Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu tarafından dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli karasal ekolojik bölgelerinden biri olarak tanımlandığı anlatıldı. Bilirkişi raporunda ayrıca HES projelerinin doğal yaşama geri dönüşümsüz zararlar vereceği ve vahşi hayatı göçe zorlayacağının kaydedildiği bildirildi.

Sadece Camili Vadisi’nde değil, bölgede yapılacak HES projelerinin Türkiye’yi uluslararası anlaşmalar açısından hukuki olarak zor duruma düşüreceğine dikkat çekilen kararda, Camili gibi ender bulunan doğal yapının insan kullanımına açılmasının doğru olmadığı, ormanlık alanların HES projelerine tahsis edilmesinde herhangi bir zaruret bulunmadığına işaret edildi.

-CAMİLİ’DE 100’E YAKIN BİTKİ TÜRÜ BULUNUYOR-

Davacıların avukatı Yakup Okumuşoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Macahel’deki 8 HES projesinden 2’sine karşı açtıkları 4 davada da ”yürütmeyi durdurma” kararı verildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

”Çevre ve Orman Bakanlığı, Macahel’in Biyosfer Rezerv Alanı statüsünü tanımasına karşın, nasıl korunacağına dair yönetmeliği çıkarmıyor. Yönetmelik çıkmayınca da ülkenin prestiji olabilecek Macahel’in nasıl korunacağı belirsizleşiyor. Böyle olunca Macahel’de 8 adet HES için izin verilebiliyor. Diğer yandan, örneğin korunan alanlar listesi içinde ÇED Yönetmeliği’nde Dünya Biyosfer Rezerv alanlarından bahsediliyor ama sıra HES’e gelince ‘yönetmeliği yok’ diye, ÇED süreçlerinde ‘ÇED olumlu’ veya ‘ÇED gerekli değildir’ kararları verilebiliyor. Bu proje de ÇED’den muaf tutulmuş. Yani hem ÇED’den muaf hem Biyosfer Rezerv Alanı’nda hem de 11 derenin suyunu toplayan ve bu sebeple de benzerlerinden ayrılan bir proje.”

Okumuşoğlu, bilirkişi raporunda, Camili’de 100’e yakın bitki türü toplandığı, bunlardan birinin bilim dünyası için alt tür, birinin varyete, birinin ise Türkiye florası için yeni bir tür olduğuna işaret edildiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

”Raporda ayrıca, bu alanda keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda bitki ve buna bağlı hayvan çeşitliliği olabileceğine de işaret edilmiştir. İşte böylesine önemli bir alanda bir başka HES projesi için daha ÇED süreci yürütülmekte olduğu haberlerini alıyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı, Dünya Biyosfer Rezerv Alanı’nı dahi HES’lere açmışsa, üstelik bir yandan ÇED’den muaf tutmuş, diğer yandan da ÇED süreci yürütüyorsa geriye diyecek bir şey kalmadı. Bu, sözün bittiği yerdir.”

-AYNI PROJEYE İKİNCİ DURDURMA KARARI-

Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan ise Düzenli HES Projesi’nde vadi üzerinde bulunan 11 ufak derenin 10 kilometrelik tünellerle taşınmasının planlandığını ifade ederek, mahkemenin daha önce de yine Düzenli HES Projesi için Artvin İl Özel İdaresi Genel Meclisinin 6 Temmuz 2009 tarih ve 51 sayılı Kararı’yla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada ”yürütmenin durdurulmasına” karar verdiğini anımsattı.