Türkiye’de ocak ayı kuraklık uyarıları

Ocak ayı içinde Türkiye’de kuraklık tehdidine dikkat çeken çok sayıda açıklama yapıldı. Yeterli miktarda yağış alınamayan bölgelerde yağmur dualarının yanı sıra ilk kez ve yaygın bir biçimde kar duaları da yapıldı. Muş, Siirt, Sivas’ta kar duası yapılan yerler arasındaydı. Bol karlı bir bölge olan ve Kasım-Aralık aylarında yoğun kar yağışı alan Sivas’ta, ocak ayının ortasına kadar hiç kar yağmayınca Sivas Belediyesi sosyal medya üzerinden Erzurum Belediyesi’nden kar istedi. Sivas’ta birkaç gün sonra kar yağışı gerçekleşti ama Türkiye genelinde kar yağışındaki azalma gerçeği değişmedi.

İstanbul’a da bu kış kar yağmadı. Birkaç kez kar yağışı geliyor haberleri çıktı ama sadece 24 ocak günü kısa süreli bir kar yağışı oldu, o kadar. Neden kar yağmıyor? Sorusunun cevabı ise basit; yüksek seyreden sıcaklıklar. Atmosferde temel parametre sıcaklıktır ve yağışın cinsini sıcaklık belirler. İklim değişikliği nedeniyle artık Türkiye daha sıcak. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar yağış rejimini değiştiriyor, kar yerine aşırı yağışlar oluyor.

Türkiye’de kurak dönemlerin sıklaştığını ve şiddetlendiğini görüyoruz. Kuraklıkla gerçek bir mücadele için su varlıklarının korunması gerekirken suların yoğun bir biçimde yok ediliyor. Yağmur suyu hasadından gri su kullanımına, daha az su tüketen bitki türlerinin yetiştirilmesinden atık su geri kazanımına, şebekelerdeki kayıp miktarlarının azaltılmasından tarımsal sulamada su tasarrufu yapılmasına kadar birçok yöntem acilen uygulamaya geçirilmesi gerekirken; kuraklıkla mücadele maalesef baraj ve gölet yapımına indirgenmiş durumda. Türkiye gölet inşasında dünya birincisi , baraj inşa büyüklüğünde ise dünya üçüncüsü konumunda. Bu yapılanlar bugünü kurtarmış olsa da kalıcı bir çözüm olmadığı çok açık. Çünkü yağış rejimindeki değişim iklim değişikliğinden kaynaklı ve iklim değişikliğine katkı sunan her adım daha fazla kuraklık ya da aşırı yağış olarak hayat bulmaya devam ediyor.

Ocak ayı içinde yağış rejimindeki radikal değişikliğe dikkat çeken, uyarıda bulunan meslek örgütleri ve uzmanların basında yer alan haberlerinden bir kısmını bir araya getirdik. Bu haberlerden önce ise Tarım Bakanı ile Orman ve Su İşleri Bakanı’nın kuraklık sorununu yine görmezden gelen açıklamalarına yer veriyoruz:

Tarım Bakanı Fakıbaba 11 Ocak’ta ‘Kırsalda Kadın Seyisler Yetişiyor Projesi’ kursiyerlerinin mezuniyet töreni sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken, son 44 yılın en kurak kışının yaşandığına dikkat çekerek “Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır’da kuraklık gelmese bile gelebilme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyoruz” açıklamasında bulundu. Fakıbaba bu konuşmadan beş gün sonra Gaziantep’te yaptığı konuşmada ise “Tarımsal kuraklık endişesi yok. Olması durumunda Tarım Bakanlığımızın sigortaları var, devlet desteği olacak, bu konuda endişeye mahal yok” dedi.

 

 

Orman ve Su İşleri Bakan Eroğlu da “Hakikaten bu sene son 44 yılın en kurak yılını yaşıyoruz, Eskiden çok daha az kuraklık dönemlerinde şehirlerde su kesilirdi ama biz Allah’a şükür 505 baraj, bin tane gölet yaptık. 196 büyük yerleşim yerine içme suyu götürdük. Ben şunu ifade etmek isterim ki, içme suyu açısından bir mesele olmayacak. Vatandaşlarımız rahat olsun çünkü eskiden bazı büyükşehirlerde çok ciddi su sıkıntısı vardı. Vatandaş onu hatırlıyor bilhassa, Şehirleri susuz bırakmamak birinci hedefimizdir. Sanayiyi susuz bırakmayacağız, bir de tabi ki sulama” açıklamasında bulundu.

Ulusal Hububat Konseyi (18 Ocak 2018)

Ulusal Hububat Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Taşpınar, “Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep’te yağışlar geçen yıla göre yüzde 46 azaldı ve bu da tarımsal kuraklığa yol açtı. Onun dışında sanıldığı gibi Türkiye genelinde tarımsal kuraklık yok.” dedi. Taşpınar, meteoroloji verilerine göre Türkiye genelinde yağışların uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 18 azaldığını, ancak geçen yıla kıyasla yüzde 3,5 arttığını belirtti. Yağışların yine geçen yıla göre Marmara’da yüzde 2, Ege’de yüzde 22 arttığına dikkati çeken Taşpınar, şöyle devam etti:

“İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 13, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 3,4, Karadeniz’de 6,8 ve Doğu Anadolu’da ise yüzde 9 civarında yağışlarda artış meydana geldi. Yalnızca Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep’te yağışlar geçen yıla göre yüzde 46 azaldı ve bu da tarımsal kuraklığa yol açtı. Onun dışında sanıldığı gibi Türkiye genelinde tarımsal kuraklık yok.”

Taşpınar, Güneydoğu Anadolu’daki göletlerde aşırı çekilmeler yaşandığını, bölgede ekim ve kasım aylarında ekimleri yapılan hububatın yağışlardaki azalıştan olumsuz etkilendiğini belirtti.
Türkiye genelinde özellikle hububatın yoğun olduğu bölgelerde yağışların zamanında düşmesi sebebiyle herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını vurgulayan Taşpınar, “Bundan sonraki süreçte İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinin kara ihtiyacı var. Meteoroloji verilerine göre de perşembeden itibaren yoğun bir kar yağışı beklenmektedir. Yağışların düzenli gitmesi halinde herhangi bir sıkıntı yaşanmayacaktır ancak geçen yıldan daha az yağış düşmesi durumunda verimde düşüş meydana gelebilir.” dedi.

Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürülüğü (17 Ocak 2018)

Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürü Ali Fuat Eker, Manisa’da barajların doluluk oranlarıyla ilgili bilgi verdi. Sıkıntılı bir durum yaşandığını söyleyen Eker, özellikle Gediz Ovası’nın can damarı olan Demirköprü Barajı’nda su oranının yüzde 1.7’ye düştüğünü belirterek, “Hep beraber dua edeceğiz. Hakikaten 2017 yılı 44 yılın en kurak yılıydı. Geçen sene sıkıntıyı çok hissetmedik. Çünkü daha önceki akımlardan depolarımızda bir suyumuz vardı. O kurak yılı geçirdik. 2018’de de maalesef yağışlar iyi gitmiyor” dedi.

DSİ 2. Bölge Müdürü Ali Fuat Eker, İl Koordinasyon Kurulu toplantısında Manisa’daki barajların doluluk oranlarıyla ilgili bilgi verdi. Barajlarda sıkıntılı bir durum yaşandığını belirten Eker, şunları söyledi:

“Marmara Gölü, yüzde 24.4 oranında bir doluluğu var. Avşar Barajı yüzde 10.8, Buldan Barajı yüzde 12.6 oranında. Demirköprü maalesef çok ciddi bir sıkıntıda, 1.7 civarında bir doluluk oranı var. Demirköprü Barajı, Gediz Ovası’nın can damarı, tüm suyun geldiği yer. 1 milyar metreküp sulama depolaması olan bir tesis. Şu anda 250 milyon metreküp bir ölü hacmi var. Yani çok ciddi bir sıkıntı var. Geçen sene Demirköprü Barajı’nın doluluk oranı yüzde 22 civarındaymış. Demirköprü Barajı maalesef Gediz Ovası’ndaki sulamalar için ciddi bir sıkıntı. Gördes Barajı malum. Zemindeki problemlerden dolayı bir kere boşaltılmıştı. Geçen sene sıfırdı zaten. Şuan itibarıyla yağışlarla birlikte yüzde 5.6 civarına geldi. Durumumuz bu şekilde. Hep beraber dua edeceğiz. Hakikaten 44 yılın en kurak yılıydı. Geçen sene bunu çok hissetmedik. Çünkü daha önceki akımlardan depolarımızda suyumuz vardı. O kurak yılı geçirdik. Şimdi 2018’e geldik. 2018’de de maalesef yağışlar iyi gitmiyor. Kışın ortasındayız. İnşallah bundan sonra da yağışları aldığımızda belli bir yere geliriz ama sürekli dikkat etmemiz gereken, sürekli tasarruf edilmesi gereken bir durumumuz var.”

Bu açıklama üzerine barajların doluluk oranının çok iyi durumda olmadığını vurgulayan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer de “Zaten rakamlar kendini gösteriyor. Kışın ortasında sayılırız, daha önümüzde ilkbahar var. İnşallah bu kadar kötü olmaz” dedi. Kentte geçen yıl yüzde 40 doluluk oranına sahip olan Marmara Gölü yüzde 24.4’e, Avşar Barajı yüzde 17.8’den yüzde 10.8’e, Buldan Barajı yüzde 24.3’ten yüzde 12.6’ya, Sevişler Barajı yüzde 81.2’den yüzde 58.8’e, Demirköprü Barajı yüzde 22.3’ten yüzde 1.7’ye, Güneşli Barajı ise yüzde 80’den yüzde 48.3’e düştü.

Ziraat Mühendisleri Odası Karaman Şubesi (11 Ocak 2018)

Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu, havaların yağışsız gitmesi halinde bahar mevsiminde tarım arazilerinin sulanmasında su sıkıntısı yaşanabileceğini bildirdi. Muğlu yaptığı yazılı açıklamada baraj ve göletlerde su seviyesinin düştüğünü, ırmak ve nehirlerin sularının azaldığını belirtti. Kuraklık endişesi taşıdıklarını belirten Muğlu şunları söyledi:

“Şu anda Karaman’da ne kar ne de yağmur var. Bu çiftçimizi olumsuz etkileyecektir. Araziye baktığımızda çok büyük sıkıntı gözlemliyoruz. Karaman bir tarım şehri. Görünen o ki 2018 yılı geçmiş yıllara oranla çok daha kurak geçecek. Bu kuraklık Karaman’ı ve Konya ovasını etkilediğinde Türkiye’nin tarım alanındaki girdilerini de etkileyecek. Fiyatlarında artmasına neden olacak. Şu anda barajlardaki doluluk oranı düşük, endişeliyiz.”

Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şubesi (17 Ocak 2018)

Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şubesi Başkanı Celil Çalış da geçen yıla göre yağışların yüzde 46 azaldığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışındaki bölgelerde beklenilen seviyede yağış alındığını ifade etti. Çalış, “Hava sıcaklığı sıfırın altında 8-10 derecelere düşerse kar yağışının olmamasından dolayı ekinler zarar görebilir. Şu an önümüzdeki tehlike bu. İnşallah kar yağışını bekliyoruz. Yani soğuk hava ekinlerin karla örtülü olduğu zaman gelirse olumsuz bir tabloyla karşılaşmayız. İnşallah bundan sonra da hava mevsim normallerinde olursa ihtiyaç duyduğumuz 20 milyon tonluk üretimi gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Ziraat Mühendisleri Odası (15 Ocak 2018)

Kuraklığın birçok felaketi de beraberinde getireceğini, tarım ürünlerinde azalmalar meydana geleceğini bildiren TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Özden Güngör, “Kuraklık en çok Akdeniz ve Güneydoğu Bölgelerinde hissedilecek. Gıda fiyatları 2018’in sonunda kuraklığa bağlı artabilir. Türkiye, son 44 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Sonbaharın ardından kış aylarında da beklenen yağışlar düşmedi, Ocak ayının ortasına gelmemize rağmen birçok bölgede hala kar yağmadı. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, kuraklık tehlikesini gündeme getirirken ilerleyen dönemler için de alarm verilmeye başlandı. Çünkü yetersiz yağışlar, tarımsal üretim için de büyük risk teşkil ediyor.”

Küresel ölçekte yaşanan iklim değişikliğine dikkat çeken Güngör, şunları söyledi:

“Bunu biz Ziraat Mühendisleri Odası olarak sürekli söylüyoruz. Çünkü dünyada bir iklim değişikliği var. Tabii bunun yansımaları Türkiye’de de olacak. Nitekim 2015 Paris Anlaşmasının Türkiye ile ilgili raporda, ülkemizde son 5 yıldan sonra, yani bu süreç içerisinde kuraklık tehlikesinin baş göstereceği söyleniyor. En fazla göstereceği alanlar Adana, Antalya, Şanlıurfa, Hatay yani Güney ve Güneydoğu Anadolu ağırlıklı. Bu Ege Bölgesinde de kendisini kısmi olarak gösterecek. Çok büyük çaplı değil ama orada da kendini gösterecek.İklim değişikliğinden hiç etkilenmeyecek olan bölge ise Karadeniz. Orada da yağışlar meydana geleceği raporlarda belirtiliyor.”

Kuraklığa bağlı olarak üretimde de azalmalar meydana geleceğini vurgulayan ZMO Başkanı Özden Güngör, “Eğer su olmazsa üretimde düşüklük olur. Bu şekilde devam ettiği takdirde 2018’de üretimde, özellikle tarla ürünlerinde yüzde 10 ile 50 arasında bir verim kaybı söz konusu olur. Kuraklık böyle devam ederse şayet. Üretim düşüklüğü demek, gıda fiyatlarının artması demek. Dolayısıyla bizim ithalatımızın da artması demek. İklim değişikliği sadece Türkiye’de değil başka ülkelerde de var. Aynı durum o ülkeler için de söz konusu. Dolayısıyla dünyada gıda üretiminde, tarımsal üretimde bir azalma olabilir. Onun için 2018’in ortalarında veya sonlarına doğru ben gıda fiyatlarının artacağını tahmin ediyorum. Eğer iklim böyle giderse” diye konuştu.

Kuraklığa karşı yapılması gerekenler konusunda bazı önerilerde de bulunan Güngör, önerilerini şöyle sıraladı:

“Suyumuzu çok dikkatli kullanmamız lazım. Çünkü biz su zengini bir ülke değiliz. Basınçlı sulama sistemlerine önem vermemiz lazım. Mevcut olan suyumuzu tarlalara çok harcamamamız lazım. Daha bilinçli sulama, üretimimizde ürün desenlerini kuraklık yaşayacak bölgelerde ona göre seçimlerimizi yapmamız lazım. Kuraklıktaki tehlikeler bunlar. Bunun dışında da bitkisel zararlılar ve hastalıklar yönünden de değişimler olabilir. Mevcut olan hastalıklar ve zararlılar değişir. Kuraklık ortamında farklı veya Türkiye’de olmayan hastalıklar ve zararlılar ortaya çıkabilir. İnsan sağlığı bakımından büyük bir risk oluşturur. Farklı hastalıklarla karşı karşıya kalınabilir. Devletlerin bu tarz konularda planları olması lazım. Bununla ilgili projeler geliştirmesi lazım.”

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi (Ocak 2018)

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, “Samsun başta olmak üzere ülkemiz çok ciddi kuraklık yaşamakta. Mevcut veriler 2018 yılı içinde sıkıntının devam edeceğini göstermektedir, şu an ülkemizin önemli bölümünde meteorolojik ve hidrolojik kuraklık evresini yaşamaktayız. Bu sürecin devam etmesi halinde bahar aylarında tarımsal kuraklık riski ile karşı karşıyayız” dedi.

OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, bu yıl görülebilecek tarımsal kuraklığa karşı halka, çiftçilere ve ilgili kurumlara uyarılarda bulundu. 2017’nin meteorolojik açıdan sıkıntılı yıl olduğunu belirten Prof.Dr. Demir, şöyle dedi:

“Samsun başta olmak üzere ülkemiz çok ciddi kuraklık yaşamakta, mevcut veriler 2018 yılı içinde sıkıntının devam edeceğini göstermektedir, şu an ülkemizin önemli bölümünde meteorolojik ve hidrolojik kuraklık evresini yaşamaktayız. Bu sürecin devam etmesi halinde bahar aylarında tarımsal kuraklık riski ile karşı karşıyayız. Kuraklığın üçüncü evresi olan bu süreç ülkemiz tarımı açısından oldukça önemli ve sıkıntılı geçebilir. Hem yağış rejiminin değişmesi, düşen yağış miktarının azalması, hem de hidrolojik kuraklık dediğimiz su seviyesinin azalmasıyla beraber toprak içindeki toprak suyu miktarı yani bitkinin kullanacağı su miktarının azalması ki eğer süreç böyle devam ederse bahar aylarındaki bu riskin Türkiye’de ve dünyanın belirli bölgelerinde bulunduğunu ifade etmek gerekir. Tabii önümüzdeki 2-3 ay içinde düşecek yağış, kar miktarı çok önemli. Ama şu anda ki veriler ister istemez bu noktada halkımızı ve ilgilileri uyarma noktasında bize bir sorumluluk yüklüyor.”

İlkbahar aylarının kritik olduğunu dikkat çeken Demir şu açıklamayı yaptı:

“Özellikle İç Anadolu Bölgesinde buğday gibi tahıl ürünleri açısından, meyveler açısından ciddi anlamda risk unsurlarının bulunduğunu ifade etmekte yarar var. ‘Bu şu anlamada gelmemeli illa bu olacak’ diye bir anlam taşımamalı, sadece şu anki veriler bize bu konuda uyarı yapmayı, tedbir almanın zorunluluğunu ifade etme gereğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte alınacak tedbirler var. Hükümetimizin önderliğinde ulusal bir bilinci geliştirmeli, bir damla suyun bur hayat olduğunun bilinci ile bir bilgilendirme ve tedbirler programı uygulamalıyız. Tarımsal kuraklığa karşı, kısa orta ve uzun vadede tedbirler alınabilir. Öncelikle kısa vadede bu konuda hızlı bir toplumsal duyarlılığı oluşturmamız lazım ve buna bağlı olarak da Türkiye’nin 2018 yılındaki ihtiyaç olan tarım ürünlerinin hem Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından şimdiden sağlanması ve depolanması hem de tarımsal arazilerin kullanımı noktasında da çiftçilerin ve o bölgedeki ilgili kurumların uyarılarak gerekli tedbirin alınması sağlanmalıdır. Suyun bilinçli kullanılmasıyla yaz aylarına daha yararlı su miktarının taşınmasını sağlayabiliriz.”

Selçuk Üniversitesi ( Ocak 2018)

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası ile komşu illeri Karaman, Aksaray ve Niğde’yi kapsayan Konya Kapalı Havza’da yağışların bu yıl mevsim normalinin altında olduğu görülüyor. Yağış yetersizliği nedeniyle kuraklık sorunun başlayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Fetullah Arık, Konya Kapalı Havza’da bu yıl yağışlarda yüzde 20’lik bir düşüşün olduğunu kaydetti. Arık, şunları söyledi:

”Bütün ülkede olduğu gibi Konya Kapalı Havzası’nda da yağışlar düşük. Son 3 aylık döneme baktığımızda, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 20’lik azalma söz konusu. Bu yıl metrekareye 101 milimetre yağış düştü. Geçtiğimiz yıllarda ise metrekareye 130 milimetre yağış düşüyordu. Buna göre yüzde 20’lik civarında düşüş söz konusudur. Konya Kapalı Havzası, Türkiye ortalamasının altında yağış alan bir bölgedir.”

Prof.Dr. Arık, yeraltı su seviyesinde de düşüş olduğunu ifade ederek, ”Konya Kapalı Havza’da kuraklığa ilave, aşırı yeraltı suyu kullanımı söz konusudur. Bu yıl çeşitli gözlem kuyularından alınan verilere göre, 1.5 metre seviyesinde düşüş var. Geçen yıl ciddi bir kar yağışı meydana geldi. Kar yağışının bir süre yüzey sulama için pozitif bir durum oluşturduğunu gördük. Ancak, yaz dönemindeki sulamalarla geriye dönmüş oldu. Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde, son gözlemlere göre en kurak bölge olarak görünüyor” dedi.

Benzer yazılar:

Nejapa'da su kâr için akıyor, halka bir kaç damla düşüyor
Bombay Yüksek Mahkemesi: Gecekondulara su sağlamak anayasal bir yükümlülükt...
Terkedilmiş Ağlara Karşı Denizaltı Kahramanları
California'da su kesintileri ve petrol endüstrisi
Gözyaşı Yüklü Nehir: Nehir Koruyucusu Carlos Chen
Su Hakkı'nda denizlerdeki plastik kirliliğini konuştuk.

Yorum yap